Oyunun müptelalarının şu logoyu gördüğü anda gözlerinin ışıldadığını hissedebiliyorum. Onlar zaten mevzuyu biliyorlar. Benim anlatacaklarım genel anlamda konuya yabancı olanlaradır. Eğer nostalji olsun istiyorlarsa deneyimliler de okusun tabi.
Çok fazla detayı olan son dönem menajerlik oyunları asla bunun yerini tutmadı. Demeç bile verebildiğiniz o oyunlardan daha çekici olması ilginç ama kesinlikle gerçek.
Öncelikle "2002"ye takılmamak lazım. Bazı oyunlar zaman kavramınızı anlamsız kılmayı çok iyi becerir. Bu, birçok önemli işiniz kenarda halledilmeyi beklerken oyunun zamanınızı iç etmesi anlamına da gelir elbette. Gençlerin "İngilizce öğrenmeme yardımcı oluyor" bahanesi genel kabul görür. Çoook liselinin derslerinin zayıf gelmesine sebep olmuş günahkâr bir oyundur. Allah affetsin.
İyi de nereden çıktı şimdi bu? Harcanacak bolca zaman, hatırlanacak güzel anılar vardı diyelim. Oynayınca aynı hazzı aldığımı görünce paylaşmam gerektiğini anladım.
Kurulum dosyasını bulmak tam anlamıyla bir çile. Ancak bulduğun anda yaşadığın hazzı düşünürsen hemen unutulacak bir ayrıntıdır. Hele kurulum bitip de şu ekranı görüyorsun ya gözlerin doludoluveriyor. "Start New Game" yeni bir dünyanın kapısını aralayacak bir anahtar. İlk işiniz kendinize bir takım beğenmek. Genellikle oyuncular ilk hevesle her platformda kupaları alabilecekleri, arzuladıkları futbolcuları kolayca transfer edebilecekleri güçlü takımları seçerler. Gidişat monotona binince (taktik vermeden kazanmaya başlayınca) asıl zevkin alt liglerden küçük takımları alıp başarıların adım adım gelmesinde olduğunu anlarlar. Bu arada unutmadan söyleyeyim, takımınızı seçtiğinizde menajer adı olarak kendinizinkini yazmak için tek fırsatınız var (menajerin isminin üzerine tıklayın). Sonradan böyle bir hakkınız olmuyor hatırlatayım.
Takımınızla ilgili ayarları yapacağınız ana ekran yanda gördüğünüz gibidir. Derli toplu olması oynanabilirliği arttıran bir etken. Başka oyunlarda sekmeler arasında, menülerde kaybolunca bu oyunun kıymetini daha iyi anlıyorsunuz. Maça çıkacak kadroyu, ilk 18'i buradan belirliyorsunuz. Oyuncunun cezası veya sakat olması dışında bir de yabancı kontenjanı aşımına neden olması oynamasına engel olabiliyor. Kadronuzu kurarken bunlara dikkat edeceksiniz elbette.
"Next" tuşu ile tarih ilerletirsiniz. "E-Mail"ler oyunun yönetiminin temelini oluşturur diyebilirim. Transfer edeceğiniz oyuncuların anlaşmaları, mali bildirimler, maç öncesi ve sonrası raporlar, squad takımının oyuncu inceleme raporları, vs. kısacası bu tuş candır. "Squad" tuşu futbolcularla ilgili ayarlamalar bölgesidir. Altyapı oyuncularının geliştirilmesi ve A takıma kazandırılması da bu bölümün içinde saklanmıştır. Saklanmıştır diyorum çünkü bulana kadar imanım gevremişti. Önce "Training" sonra sol taraftaki "Youth" seçeneğini seçmeniz halinde 15-16 yaşlarındaki yavrucaklarınızı görebiliyorsunuz. Adam akıllı gelişim göstermelerinin püf noktaları iyi bir altyapı antrenörü bulmanız ve ihtiyacı olduğu antremanları yaptırmanızdır. Ben özelliği 67 olan genç oyuncu çıkarmayı başarabildim mesela. 18 yaşında bu özellikteki oyuncunun piyasasının 2.000.000£ olduğunu düşünürseniz kârınızı varın siz hesaplayın.
Kadrosunu belirlediğiniz takımınızın oyun anlayışını dizayn etme sırası gelmiştir. Mevcut oyuncu kabiliyetlerini dikkate alarak yapacağınız ayarlar taktik anlayışınızın başarılı olmasında önemli rol oynayacaktır. Oyuncularınızın özelliklerine ismine sağ tıkladıktan sonra "Statistics" tuşundan bakabilirsiniz. Mesela takım kaptanını, serbest vuruş ve penaltıcıları oyuncuların yeteneklerine bakarak seçmeniz icap eder. Aksi takdirde çok acı tecrübeler yaşayacağınız konusunda sizi temin ederim. Kupa finalinde 2-0 geriden geldiğim maçı bu ayrıntıyı dikkate almadığım için kaybetmiştim ki evlat acısı gibi koyuyor.Ben genellikle kontrollü oyunu severim. Fazla agresif oynamak sakatlık, kart ve yorgunluğu beraberinde getireceğinden tercihim değildir. Size de tavsiye etmem.
Diğer takımları incelemek her zaman faydalıdır. Kimi zaman oyuncu keşfetmenizi kimi zaman rakiplerinize önlem almanızı sağlar. Ama hatırlatmak gerek, yalnızca sahip olduğunuz oyuncunun ayrıntılı verilerine ulaşabilirsiniz. Rakip takımın oyuncularının istatistikleri yalnızca sözlü olarak tarif edilir.Takımları incelediğiniz bu pencere aynı zamanda çalıştırmak istediğiniz bir kulüp varsa eğer teklif götürmeniz için de kullanılabiliyor. Normalde onların sizi istemesi gerekmez mi? En garipsediğim noktalardan biridir. Şu takımı çalıştırmak isterim diyip muradına eren Mourinho'dan başka çalıştırıcı var mı bildiğiniz?
Saha içi dizilim işi tamam da oyuncuların bireysel özelliklerinden nasıl faydalanacağım? Çok kolay! "Orders" bölümünü kurcaladığınızda oyuncu listesinin yanında "topla" veya "topsuz" yapılması gerekenleri tek tek oyuncularınıza bildirebiliyorsunuz. Tüm oyuncuları kurcalamazsanız iyi edersiniz. İyiye vesile olacağını sandığınız hamle takımın dengesini bozup kaş yapayım derken göz çıkarmanıza sebep olabiliyor. İdeal olan, oyunu değiştirebileceğine inandığınız bir iki oyuncu üzerinde bu ayarı yapmaktır. Beckham'ın ortaları fena can yakar mesela. Verin ayarı, yardırsın o bir taraftan.
Eskiden hep "Quick Macth" diyerek doğrudan sonucun yazdığı sayfaya geçmeyi marifet sayardık. Halbuki asıl teknik yetenek maç içerisindeki gidip gelmeleri kontrol altında tutabilmekteymiş. Yaptığınız bir oyuncu değişikliği oyunun sonucunu değiştiriyorsa tadından yenmiyor vallahi. Bir Arsen Wenger, bir Alex Ferguson o an yanınızdan geçse dönüp bakmayacak kadar kalkıyor bir tarafınız.
Maç içindeki gelişmeleri yandaki görüntü sayesinde takip edebiliyorsunuz. Anlık form ve enerji durumu görüldüğünden oyuna ne yönde müdahale etmeniz gerektiği hakkında fikriniz oluyor. Oyuncu değiştirme hakkınız bitmiş olsa bile bazen farklı mevkilerde oynayabilen oyuncuların yerlerini değiştirmeniz dahi oyunun kaderini etkileyebiliyor. CM'ye göre daha sade olan bu maç ekranı yine de yeterli veriyi sağlar. Bir de gerçek maç görüntüsünün izlendiği seçenek var ki akıllara zarar! Görüntü iğrençtir. Fizik kurallarının hiçe sayıldığı sahneler görüleceğinden bu seçenek asla tavsiye edilmez. Bu oyun zaten sadeliğiyle güzel. Bana kalırsa o seçeneğe gerek bile yok.
Tesisleşme gerçekten önemlidir. Teknik ekibinizi zenginleştirebilmek için ön şart, onların çalışabileceği tesislerinizin bulunmasıdır. Tesisiniz yoksa teknik eleman yok, eleman yoksa altyapıdan hayır yok. Denklem bu kadar basit. Ama az önce de söylediğim gibi sabırlı olmak gerek. Her şey bir anda olacak değil. Stadı en az 2 sezon sonraya saklayın ve tesislere ağırlık verin. Ardından teknik kadronuzu kurmaya başlayın. Onların da futbolcular gibi özellikleri olduğundan iyi özelliktekileri almayı ihmal etmeyin. Çok para isteyebilirler. Fazla yüz vermeyin. Pazarlık sünnettir diyerek biraz terletin.
Esasen kulübü batıracak iki şey var: talip olunan futbolculara ödenen yüksek bonservis bedelleri ve zamansız stat inşaatı harcamaları. Eğer bu konularda yeterli özeni gösterirseniz hiç sıkıntı yaşamadan mutlu mesut devam edersiniz. Ama kulübü batırma yolunda ilerlerseniz kredi çekersiniz. Onu da ödeyemezseniz kovulursunuz. Oyunun en pis tarafı bu kısmıdır çünkü kovulduğunuz vakit boşta gezmiyorsunuz, doğrudan oyundan atılıyorsunuz. Sonraki yıllarda başka menajerlik oyunlarının boşta gezebilme ve uygun teklif bekleme özellikleri çok güzel. Ama 2002'de çıkan bu oyunda böyle bir özellik düşünülmemiş. Keşke olsaymış.
Gelelim son sözlere... Genel hatlarıyla anlatmaya çalıştığım bu oyun, yoğun içerikli diğer oyunları oynamışları hayal kırıklığına uğratabilir. Fakat bir atari, bir Super Mario hafızalarda nasıl ölümsüzse bu oyun da öyle olacaktır.
Son tiyo: M. Madsen'i alın ve bir sezon iğrenç top oynamasına katlanıp ısrarla oynatın. İkinci sezona 80'in üzerindeki özellikleriyle başlayan bir şampiyondur o. Sağ kanadınız artık emin ellerde.
Bir de Windows 7'de Approach hatası vermese!



Hiç yorum yok :
Yorum Gönder
Lütfen sadece konuyla ilgili yorum yapınız.